Faruk Duman, Nilüfer'de yazarlık serüvenini ve "Balıklarla İlgili Rivayet"i anlattı
Faruk Duman, Nilüfer’de yazarlık serüvenini ve “Balıklarla İlgili Rivayet”i anlattı
Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Edebi Kazılar söyleşilerinin bu ayki konuğu,
çağdaş Türk edebiyatının güçlü kalemlerinden Faruk Duman oldu. Akkılıç
Kütüphanesi’nde gerçekleşen buluşmada Duman, “Balıklarla İlgili Rivayet” romanının
doğuş hikayesini ve Kars’ta geçen çocukluğunun edebiyatına yansımalarını okurlarla
paylaştı.
Nilüfer Belediyesi’nin edebiyat dünyasının önemli isimlerini okurlarla buluşturduğu Edebi
Kazılar etkinliği, bu ay yazar Faruk Duman’ı ağırladı. Akkılıç Kütüphanesi’nde yoğun
katılımla gerçekleşen söyleşide Duman, son romanı “Balıklarla İlgili Rivayet” üzerinden
yazarlık serüvenini, doğa ile kurduğu ilişkiyi ve edebiyatın büyülü dünyasını anlattı.
“BALIKLARIN İSYAN ETTİĞİ BİR HİKAYE”
Söyleşide, yazım süreci 2019’da tamamlanan ödüllü romanı “Sus Barbatus!” ile yeni kitabı
arasındaki ilginç bağa değinen Faruk Duman, yeni romanının kıvılcımının bir reklam
billboardunda ateşlendiğini belirtti. “Sus Barbatus!” romanında donmuş Çıldır Gölü üzerinde
geçen bir sahnede, karakterlerden birinin “Balıklar da bizi yiyebilsinler” dediğini hatırlatan
Duman, bu cümlenin yayınevi tarafından tanıtım materyallerinde kullanıldığını ifade etti.
Yazar, “Bunu billboardlarda gördüm. ‘Balıklarla İlgili Rivayet’ romanıyla ilgili ilk
fikirlerimin doğduğu günler bunlardı. Balıkların isyan ettiği bir hikaye” sözleriyle kitabın
çıkış noktasını özetledi.
ÖĞRENCİLİK YILLARINDAN KALAN GİZEMLİ EL YAZMASI
Duman, kitabın kurgusunun temelinde üniversite yıllarında yaşadığı ilginç bir anının yattığını
da okurlarla paylaştı. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Kütüphanecilik Bölümü’nde okurken,
tasnif edilmemiş el yazmaları arasından bir eseri alıp eve götürdüğünü, ancak Osmanlıca olan
bu eseri okunaklı olmadığı için bir türlü çözemediğini anlattı.
El yazmasını gösterdiği bir arkadaşının, ilk sayfada balıklardan söz edildiğini belirtmesi
üzerine hayal gücünün devreye girdiğini söyleyen Duman, “Bunun üzerine ben eski
devirlerde, 1700’lerde, bizim buralarda yaşanmış, tuhaf bir balık hikayesi olduğuna
hükmettim bu kitabın. Okuyamadığım kitabın. Eğer bir kitabı okuyamıyorsanız ama o kitap
size bir takım izlenimler veriyorsa, bir yazar olarak oturup onu yazarsınız” ifadelerini
kullandı.
MASALCI BİR ANNENİN MİRASI
Söyleşide çocukluk yıllarına ve doğa tutkusuna da değinen Faruk Duman, Kars ve Ardahan
coğrafyasının yazarlığı üzerindeki etkisini vurguladı. Annesinin çok iyi bir masal anlatıcısı
olduğunu belirten yazar, “Ormanda kaybolan çocuklar, hayali hayvanlar, köyü ziyarete gelen
ejderhalar anlatırdı. Çocukluğumu şenlendirirdi bu” diyerek, bu anlatıların kendisinde yazma
eğilimini başlattığını dile getirdi.
Çocukken ağaç tepesine kurduğu kulübede kitaplar okuduğunu ve doğayı anlatmayı o yıllarda
kafasına koyduğunu belirten Duman, lise yıllarında abisinin kütüphanesindeki Yaşar Kemal,
Jack London ve Maksim Gorki gibi yazarlarla tanışarak modern edebiyat yolculuğuna adım
attığını sözlerine ekledi.
Söyleşi, yazarın okurlardan gelen soruları yanıtlaması ve kitaplarını imzalamasıyla sona erdi.