Sosyal eşitlikte ‘Nilüfer Modeli’ dünyaya örnek oluyor
Nilüfer Belediyesi’nin ekonomik krizin etkilerini azaltmak ve gıdaya adil erişimi
sağlamak için kurduğu “Dayanışma Sofrası” modeli, uluslararası kamuoyunun
dikkatini çekti. Milano Kentsel Gıda Politikası Paktı (MUFPP), Nilüfer’in Kent
Lokantaları’ndan Halk Kart’a uzanan kapsayıcı sosyal destek sistemini, “Sosyal ve
Ekonomik Eşitlik” alanında dünyaya örnek proje olarak gösterdi.
Nilüfer Belediyesi, artan yoksulluk ve gelir eşitsizliğine karşı geliştirdiği bütüncül sosyal
politika uygulamalarıyla küresel ölçekte ses getiren bir başarıya imza attı. Belediye tarafından
hayata geçirilen ve “Nilüfer’in Dayanışma Sofrası” çatısı altında toplanan projeler, Milano
Kentsel Gıda Politikası Paktı (MUFPP) tarafından 2025 yılı değerlendirmelerinde Kenya’nın
Nairobi, Bolivya’nın La Paz ve Tayland’ın Bangkok kentleriyle birlikte özel olarak
incelenerek referans gösterildi.
ENTEGRE BİR DAYANIŞMA AĞI
Nilüfer’in uyguladığı modeli inceleyen uluslararası komite, projenin en güçlü yanı olarak
“kısa vadeli yardımların ötesine geçmesini” gösterdi. Wageningen Ekonomik Araştırma
Merkezi’nden uzmanların da yer aldığı değerlendirmede; Nilüfer’in sadece gıda dağıtmadığı,
aynı zamanda dezavantajlı grupları kent hayatına entegre eden, insan onurunu koruyan ve
toplumsal katılımı teşvik eden sürdürülebilir bir yapı kurduğu vurgulandı.
HAYATIN HER ALANINA DOKUNAN ÇÖZÜMLER
Dünyaya örnek gösterilen bu model, kentin farklı noktalarında ve dijital mecralarda eş
zamanlı işleyen bir sistemden oluşuyor. Vatandaşların sağlıklı ve uygun fiyatlı yemeğe
erişebilmesi için açılan Nilüfer Kent Lokantası ve Nilbel Kafeler, bu ağın en görünür yüzünü
oluşturuyor. İhtiyaç sahiplerine sıcak yemek ulaştıran Nilüfer Belediyesi Hacı Remziye
Bakgör Aşevi ise dayanışmayı hanelerin içine kadar taşıyor.
Modelin en dikkat çekici yönlerinden biri ise teknolojinin iyilik için kullanılması. “Nilüfer
Her Yerde” mobil uygulaması üzerinden hayata geçirilen Askıda Yemek sistemi, bağışçı ile
ihtiyaç sahiplerini dijital bir köprüde buluşturuyor. Uygulama sayesinde yardımlaşma süreci,
kimliklerin ifşa edilmediği, alan elin veren eli görmediği insan onuruna yakışır bir
hassasiyetle yürütülüyor.
Bu dijital sistemin yanı sıra Halk Kart uygulaması bin 250 ailenin gıda ihtiyacını
karşılamasına olanak tanıyor. Özellikle artan yaşam maliyetleri karşısında eğitimine ara
verme riski taşıyan üniversite öğrencileri de unutulmuyor; sınav dönemlerinde kütüphanelerde
yapılan ikramlar ve çorba dağıtım noktaları, gençlere hayati bir destek sağlıyor.
Tahmini okuma suresi: 2 dakika.






