Türkiye'ye Kasteden Gölge: FETÖ ile Mücadele Bitmemeli
Türkiye Cumhuriyeti son yıllarda birçok iç ve dış tehditle karşı karşıya kaldı. Bu tehditlerin başında ise devletin kılcal damarlarına sızmış hain bir yapı olan FETÖ gelmektedir. 15 Temmuz 2016'da yaşadığımız karanlık gece, bu yapının nelere kadir olduğunu hepimize acı bir şekilde göstermiştir.
Son günlerde Bursa'nın Harmancık ilçesinde çıkan orman yangınlarıyla ilgili yakalanan bir şahsın geçmişinin FETÖ ile bağlantılı olabileceği iddiaları, tehlikenin henüz geçmediğini bizlere bir kez daha hatırlatıyor. Henüz resmi açıklamalar netleşmemiş olsa da, iddialar kamuoyunda büyük endişe yaratmıştır. Bu noktada devletimizin ilgili birimlerine büyük görev düşmektedir. Bu tür olaylar, yalnızca adli değil, aynı zamanda milli güvenlik meselesidir.
FETÖ, sadece askeriyeye değil; eğitimden sağlığa, diyanetten medyaya kadar pek çok kuruma sinsice sızmıştır. Bu yapının en tehlikeli yönü, toplumun güvenini kötüye kullanarak insanları manipüle etme kabiliyetidir. Özellikle medya alanında oluşturdukları algı operasyonları, kamuoyunu yanıltmakta ve devleti yıpratmaktadır.
Türkiye'de demokrasiyi, hukuku ve halk iradesini savunan her birey, bu yapıya karşı uyanık olmalıdır. FETÖ'nün parti ayrımı yapmadan her yapıya sızma girişimleri göz önünde bulundurularak, tüm siyasi aktörlerin bu tehdide karşı ortak ve net bir duruş sergilemesi şarttır.
Bu mücadele kişisel hesaplarla değil, devlet aklı ve hukuk çerçevesinde yürütülmelidir. Suçlu ile masumu ayırt etmek, iftira ile gerçeği birbirine karıştırmamak, bu yapıyla mücadelede başarının anahtarıdır. Aynı zamanda, basın özgürlüğü adı altında FETÖ propagandası yapan medya kuruluşları da titizlikle incelenmeli ve gerekli hukuki adımlar atılmalıdır.
Devletimizin bekası ve milletimizin huzuru için FETÖ ile mücadele kararlılıkla sürdürülmelidir. Bu mücadele, sadece güvenlik güçlerinin değil, topyekûn milletin davasıdır. Çünkü bu topraklar, hainlerin değil; vatanına, milletine ve bayrağına sadık olanların yurdudur.







