Bir parti için insan arkadaşını kırar mı?
Dostunu, köylüsünü, hemşehrisini görmezden gelir mi?
Elbette gelmez. Gelmemeli.
Ama maalesef bugünlerde işler değişti.
Bir partiye yakın diye selamı kesenleri, iş kapısını kapatanları, sırf aynı düşünmüyor diye yüz çevirenleri görüyoruz.
Oysa dostluk dediğin şey, parti rozetinden, koltuktan, çıkar hesabından daha değerli değil mi?
Benim en çok karşılaştığım şeylerden biridir bu.
İnsanlar artık kişiye, zamana, hatta rüzgârın estiği yöne göre hareket ediyor.
Rüzgâr dönerse onlar da dönüyor.
İnandığı değil, işine gelen tarafta duruyor.
Sorarsanız neden yapmıyorum?
Çünkü karakterime sığmaz.
Bu, düpedüz karaktersizliktir.
Kendi çıkarı uğruna dostunu görmezden gelen, sırf bir partinin yanında diye insana sırt çeviren kişi ne derseniz deyin, mert değildir.
Bugün etrafımıza bakalım…
Yalakalık, dalkavukluk, menfaat… Her köşe başında bunlar var.
Dalkavuklar çoğaldı, mertlik bozuldu.
Doğru söyleyenin kellesi gidiyor, eğri duran alkışlanıyor.
Gerçek dostluklar yerini hesaplı selamlaşmalara bıraktı.
Ama ben hâlâ inanıyorum:
Her dönemde, her ortamda, hâlâ mert kalan insanlar vardır.
Çünkü bu düzeni dalkavuklar değil, mertler düzeltir.







