Delege Seçimleri ve Bel Altı Savaşları
Cumhuriyet Halk Partisi bir kez daha kritik bir eşikte. Ancak bu sefer yalnızca bir seçim hazırlığı değil, perde arkasında çok daha sert bir iç hesaplaşma yaşanıyor. Ağustos ayında başlayacak delege seçimleri, bir demokrasi şöleni olmaktan çok, siyasi bir kavgaya, hatta kimilerinin deyimiyle “parti içi savaş”a dönmüş durumda.
Son haftalarda gelen duyumlar, CHP’de yaşananların artık sadece siyasi bir yarış olmadığını gösteriyor. Kulislerde dolaşan bilgiler ve iddialar, bazı isimlerin yalnızca rakiplerini yıpratmakla kalmayıp, bel altı vuruşlara yöneldiğini açıkça ortaya koyuyor. Örgüt içindeki klikleşmeler, geçmişin defterlerinin yeniden açılması ve kişisel dosyaların ortaya saçılması, partinin kurumsal yapısına ciddi zarar veriyor.
Bu tablo özellikle Bursa ve bazı büyükşehirlerde daha da belirginleşiyor. Mevcut İl Başkanı Nihat Yeşiltaş üzerinden yürütülen tartışmalar da bunun bir parçası. Eleştiri yapmak başka, hedef göstererek itibarsızlaştırmak bambaşka bir şeydir. Ne yazık ki, Yeşiltaş’a karşı yürütülen bazı kampanyalar, siyasi ahlak sınırlarını zorlayacak düzeyde kişiselleşmiş durumda.Ama bununda en büyük sebebi Nihat YEŞİLTAŞ 'ın kendisi gibi gözüküyor.
İçeride yaşanan bu gerilim, yalnızca kişisel hırslarla açıklanamaz. Bu, aynı zamanda gelecekteki milletvekilliği listelerinin, il yönetimi kotalarının ve belediye başkan adaylıklarının da savaşı. Kimin kimi desteklediği değil, kimin kimi saf dışı bırakmak istediği konuşuluyor artık.
Parti içindeki bu ağır iç hesaplaşmalar, CHP’nin tarihsel misyonuna da zarar veriyor. Çünkü CHP, halkın karşısına çıkarken kendi içinde bölünmüş, parçalanmış ve yıpranmış bir görüntüyle sahne alırsa; inandırıcılığını, güvenilirliğini ve siyasi etkisini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalır.
Evet, bu bir demokrasi mücadelesi olabilir. Ama demokrasi, rakibine tuzak kurmak değil; fikirle, vizyonla ve dürüstlükle yarışmaktır. Bugün CHP’nin ihtiyaç duyduğu şey; halkla barışık, örgütle uyumlu, geleceği inşa edebilecek vizyoner kadrolardır. Ne yazık ki şu anda sahada olanların bir kısmı, gelecek inşasından çok, geçmişin intikamını almakla meşgul.
Ağustos’tan yıl sonuna kadar sürecek bu sancılı süreç, CHP’nin kendi içindeki kavgaları değil, topluma vereceği umut mesajlarını öne çıkaracağı bir dönem olmalıydı. Ama şu an yaşananlar, halkın değil, kliklerin konuştuğu bir tabloyu resmediyor.
Bir sonraki yazımda ele alacağım CHP nin mevcut Bursa il başkanı ve yönetiminin analizi olacağını belirtmek isterim..
iYİ OKUMALAR...







