Faruk Çelik'i Seversiniz Sevmezsiniz Ama Gerçekleri de Konuşmak Gerekir
Bursa siyasetini uzun yıllardır takip eden bir gazeteci olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim; bazı isimler vardır, seveni de çoktur sevmeyeni de. Faruk Çelik de bu isimlerden biridir.
Öncelikle şunu belirtmek isterim. Benim Faruk Çelik ile öyle çok yakın bir dostluğum olmadı. Yolumuz birkaç kez kesişmiş olabilir ama oturup kalktığımız, sürekli görüştüğümüz bir isim değildir. Bu nedenle yazacaklarım ne bir dostluk ilişkisinin ne de herhangi bir beklentinin ürünüdür. Sadece Bursa siyasetinin son 40 yılına baktığımda gördüğüm tabloyu paylaşmak istiyorum.
Faruk Çelik'in siyasi yolculuğu kolay olmadı. Gençlik yıllarından itibaren siyasetin içerisinde yer aldı. Refah Partisi döneminde aktif görevler üstlendi. Ardından Fazilet Partisi sürecinde siyaset yapmaya devam etti. Türkiye'de siyasi dengelerin değiştiği dönemde AK Parti'nin kurucu kadroları arasında yer aldı.
2002 yılında AK Parti'nin iktidara gelmesiyle birlikte Bursa Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girdi. Sonrasında aralıksız şekilde uzun yıllar milletvekilliği yaptı. Sadece milletvekili olarak kalmadı; Devlet Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı gibi Türkiye'nin önemli bakanlıklarında görev aldı.
Çalışma Bakanı olduğu dönemde sosyal güvenlik reformları, işçi ve memurları ilgilendiren düzenlemeler, istihdam politikaları ve çalışma hayatına yönelik birçok önemli kararın altında imzası bulundu. Tarım Bakanlığı döneminde ise Türkiye'nin tarım politikalarının yönetiminde söz sahibi oldu.
Siyasette herkesin ulaşamadığı makamları gördü. Hükümet sözcülüğü yaptı. Kabinede yer aldı. Türkiye'nin en kritik dönemlerinde karar alma mekanizmalarının içerisinde bulundu. Bursa'dan çıkıp devlet yönetiminde bu kadar uzun süre etkili olmuş siyasetçi sayısı çok fazla değildir.
Elbette eleştirildiği dönemler de oldu. Sert siyasi tartışmaların içerisinde bulundu. Kimi zaman destek gördü, kimi zaman tepki aldı. Ancak siyasette önemli olan sadece alkış almak değildir. Önemli olan iz bırakabilmektir.
Bugün dönüp baktığımızda Faruk Çelik'in yaklaşık yarım asra yaklaşan siyasi kariyerinde Bursa'nın adını Ankara'da duyuran isimlerden biri olduğunu görüyoruz. Bursa'nın ulaşımından sanayisine, tarımından kamu yatırımlarına kadar birçok konuda Ankara'da kapıları zorlayan isimlerden biri oldu.
Son yıllarda ise Bursaspor'un yeniden ayağa kalkma sürecinde Çelik ailesinin adı yeniden ön plana çıktı. Özellikle Enes Çelik'in başkanlığı döneminde Bursaspor'un yeniden umut vermesi, birçok Bursalı tarafından takdirle karşılandı.
Faruk Çelik'i herkes sevmek zorunda değil. Herkes aynı siyasi görüşü paylaşmak zorunda da değil. Ancak bir gazeteci olarak hakkını teslim etmek gerektiğine inanıyorum.
Bugün Bursa'nın siyasi hafızasında yer etmiş isimler sayıldığında, Faruk Çelik'in adını o listenin dışında bırakmak mümkün değildir.
Çünkü siyaset gelip geçer, makamlar değişir, koltuklar boşalır. Ama şehirlerin hafızasında bıraktığınız iz kolay silinmez.
Faruk Çelik de Bursa'nın hafızasında iz bırakan siyasetçilerden biri olarak yerini çoktan almıştır.









