“Ateşle Oynamayın!” Sessiz fırtına falan yok! O sessizlik, fırtına öncesi değil; birileri için rahatlatıcı bir rehavet. Ama uyarıyorum: Bu suskunluk çok geçmeden bir siyasi hesaplaşmaya, bir cadı avına dönebilir. Devletin gücünü iktidarın sopası haline getiren zihniyet, şimdi de karanlık kampanyalarla geçmişin defterlerini açmakla tehdit ediyor. Kim için? CHP’li belediye başkanları ve meclis üyeleri için. “Ya bizimle yürüyeceksin ya da ayağını kaydırırız” diyen bu yapıya karşı sessiz kalan herkes, yarın aynı tehdidin muhatabı olabilir. Cumhuriyet Halk Partisi bu konuda net bir duruş göstermeli. “Meclis üyeleri yönetim kurulu başkanlıklarından çekilsin” deniliyor ama ortada hâlâ bir adım yok. Neyi bekliyoruz? Bir belediye başkanının, meclis üyesinin yaptığı bir yönetim hatasından ötürü yıpratılmasını mı? Yoksa iftiralarla dolu bir manşetin partiyi sarsmasını mı? İl başkanları ayrı telden çalıyor, belediye başkanları başka. Bu çelişki, parti içinde zaafa neden oluyor. Oysa doğru yol bellidir: Meclis üyeleri sadece mecliste görev yapmalı. Yönetim kurulu başkanlıkları ise işin ehline, örgütten gelen, partinin neferi olmuş, liyakat sahibi insanlara emanet edilmeli. Aksi halde ne olur biliyor musunuz? Bir gün bir dosya çıkar, içindeki en küçük hata bile büyütülür, manşet olur. “CHP’li yönetici şu ihaleyi yandaşa verdi” manşetiyle, partinin tamamı lekelenir. O hata kimden çıktı? Meclis üyesinden. Ama sorumlu kim? Belediye başkanı! Sonra gelsin savunmalar, gelsin açıklamalar... Geçmiş olsun. Bu ülke çok gördü böyle karalamaları, kumpasları, tehditleri. CHP, bunun karşısında zayıf durursa sadece belediyeleri değil, halkın güvenini de kaybeder. Sopa sallayanlara karşı dik durmanın yolu, içerideki disiplini ve sorumluluğu sağlamaktan geçer. Açıkça söylüyorum: Ateşle oynanıyor. Bu oyuna alet olanlar da, sessiz kalanlar da o ateşte yanar. O yüzden çağrımız nettir: Yönetim kurulu başkanlıklarından derhal çekilin! Yerine bu partinin öz evlatlarını, alnı açık, sicili temiz, sadakatli kadrolarını getirin. Yoksa hem içerden çürürüz, hem dışardan vurulmaya açık hale geliriz. Unutmayın: Sessizlik bazen suç ortaklığıdır.







