Şehit Alpaslan Kaya – Gülyüzü Köyü’nün Sessiz Kahramanı
Kimi insanlar vardır; yaşamlarıyla sessizce iz bırakır, gidişleriyle ise bir köyün, bir toplumun, hatta bir ülkenin kalbine kor gibi düşer. Şehit Alpaslan Kaya, işte böyle bir insandı. Gülyüzü Köyü'nün soğuk ama bir o kadar da sıcak yürekli gecelerinde, çocuklukla gençlik arasındaki o ince çizgide beraber yürüdüğümüz, hayaller kurduğumuz, dertleştikçe içimizi ısıttığımız bir kardeşimizdi.
Alpaslan benim çocukluk arkadaşımdı. Kars’ın uzun ve keskin soğuklu gecelerinde beraber volta attığımız, mezarlıkla köprü arasındaki o uzun yolun sessizliğinde hayallerimizi konuşturduğumuz dostumdu. Konular çoktu: okul, arkadaşlar, aile, gelecek, hayaller, sevgiler… Hepsi yüreğimizde taptaze duygulardı. Fakat içlerinden biri, diğerlerinden hep daha sessiz, daha hüzünlü kalırdı: vedalar.
Askerden izne geldiğinde, son kez görüştük Alpaslan’la. Köyün gecesini aydınlatan sokak lambalarının altında yine o eski yolda yürüdük. Bana o gece, içini döktü, “Galiba dönemeyeceğim” dedi. Şehit olacağını hissetmiş gibi. O an kızdım ona, “Saçmalama” dedim. İnsan, en çok da sevdiğinin kötü sözlerine dayanamaz çünkü. Ama maalesef haklı çıktı. Bir süre sonra o acı haber geldi ve dünya başımıza yıkıldı. Gözümüzde büyüttüğümüz planlarımız, hayata dair kurduğumuz tüm hayallerimiz o anda yerle bir oldu.
Alpaslan köyümüzün en güzel çocuklarındandı. Hem yüzüyle hem kalbiyle güzeldi. Ağzı temizdi, küfür bilmezdi, kimseye kırıcı söz etmezdi. Yukarı mahallenin çocuklarıyla zaman zaman kavga ederdik ama Alpaslan hep arada kalırdı, taraf olmazdı. O barışı temsil ederdi. Bizim ona yaptığımız her şakayı tebessümle karşılardı.
Alpaslan yakışıklıydı, hem de çok. Ama bundan daha önemlisi gönlü yakışıklıydı. Sohbeti güzeldi, içtendi, insanlarla ilişkisi güçlüydü. Onun gülüşü köyde birçok yüreği ısıtırdı. Gidişi ise bütün köyü soğuttu.
Şehit haberi geldiğinde sadece ailesi değil, bütün köy ağladı. Tabutuna sarıldık, dualarla uğurladık. O artık sadece annesinin, babasının değil; tüm köyümüzün evladıydı. Ardından yapılan en anlamlı işlerden biri, köy okuluna onun adının verilmesiydi. Artık Gülyüzü Köyü’nün çocukları, Şehit Alpaslan Kaya İlkokulu’nda okuyacak. Her sabah onun ismiyle başlayan bir eğitim, onun hatırasını yaşatacak.
Mezarlığında bir bayrak hiç eksik olmaz. Çünkü o bayrak için can verdi. O bayrak dalgalandıkça biz Alpaslan’ı unutmuyoruz, unutmayacağız. Onunla geçirdiğim o son geceyi hatırladıkça içim sızlıyor. Keşke biraz daha yürüseydik, biraz daha konuşsaydık…
Ve şimdi, PKK silah bırakıyor. Ama o silahlar daha önce binlerce evladımızı aldı. Alpaslan’ı aldı. Bu millet nice güzel insanını toprağa verdi. Elbette silahların susması bir umut, bir temenni. Ama hiçbir sessizlik Alpaslan’ı geri getirmeyecek.
O, Gülyüzü Köyü’nün evladıydı. O, bizim şehidimizdi. O, hiç unutamayacağımız bir kardeşimizdi.
Ruhun şad olsun Alpaslan. Bu topraklar seni hiç unutmayacak.









Allah rahmet eylesin ruhu şad olsun inşallah